Şimdi dönelim asıl konumuza. Geçtiğimiz günlerde Arda, pasaportunun Avrupa'da oynamak için bir engel olduğunu söyledi. Pasaportunda Türk yazmasaymış her şey çok daha farklı olabilirmiş. Arda'nın böyle bir açıklama yapması için iki şey düşünmesi lazım.
Birincisi, Avrupa'da yeterince Türk futbolcu olmaması. Türk futbolcuların kendilerini yeterince tanıtamaması veya başka bir deyişle Türk futbolcular hakkında oluşabilecek bir önyargı. Arda zeki ve hırslı bir futbolcu, bunların problem olacağını düşündüğünü zannetmiyorum.
ikincisi ise AB statüsü dışında kalması. Bu gerçekten önemli bir problem. Örneğin italya'da her takım AB statüsü dışında tek bir oyuncu transferi yapabiliyor her sezon. Toplamda ise sadece iki oyuncu oynatabiliyorlar. Yalnız bu noktada Arda'nın muhtemel bilgisizliği önümüze çıkıyor. Çünkü Nihat'ın davasını kazanmasından sonra artık Türk futbolcular Ab statüsünde oynama hakkına sahip. Nihat'ın ispanyol avukatı da bu davanın diğer Türk futbolcular için emsal teşkil edebileceğini söylemişti. Yani birinin Arda'ya bunları hatırlatması lazım. Aslında Arda gibi bir futbolcunun normalde bunu bilmesi lazım tabii ki, ancak son dönemde olanlar ve bu açıklama takipçileri de şüpheye düşürüyor. Neticede sezon başında bir Sercan Yıldırım ve Manu transferi örneği var. O dönem de Bursasporlu bir yönetici "Sercan'ı göndersek dahi son milli maçların %75 inden fazlasında oynamadığı için transferi gerçekleşemiyecek" demişti. Bu da special talent uygulamasını bilmediğini gösteriyor tabii.
Ne diyelim, Bu tip önemli konularda bizden daha bilgili olmaları gerekiyor yöneticilerin ve futbolcuların. Yoksa görüldüğü gibi kendilerine zarar vermekten başka bi'şey yapmıyorlar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder